Yeme-içme deneyimini mükemmelleştirmek için çalışıyoruz

Yeme-içme deneyimini mükemmelleştirmek için çalışıyoruz

Türkiye’nin ilk Horeca markası ve sofra, mutfak alanında işletmelerin mutfaklarını güvenerek emanet ettiği Bonna’nın Genel Müdürü Erbil Aşkan ile birlikte markanın hikayesinden ve faaliyetlerinden bahsettiğimiz bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle sizi ve Bonna’yı biraz tanıyabilir miyiz?

Bonna olarak bizim hikayemiz, 1983 yılında küçük bir atölyede seramik üretimiyle sektöre adım atan Kar Porselen ile başlıyor. Babam Tahsin ve amcam Özer Aşkan, her ikisi de öğretmen olan iki kardeşin yoktan bir firmayı var edişleri diyebiliriz bu hikâye için. Çok zorlu koşullarda öğretmen maaşı veya birikimiyle başlamışlar ve kazandıklarını sürekli işlerine yatırmışlar. Yani yüzde yüz kendi sermayesiyle büyüyen yerli bir şirket Kar Porselen.  80’li ve 90’lı yıllarda alışılagelmiş seramik ev eşyası anlayışına yeni bir soluk kazandırmak üzere çalışıyorlar ve 2002 yılında Kocaeli-Çayırova tesisimiz kuruluyor. Yenilikçi yaklaşımımız sayesinde porselen üretim hacmimiz git gide gelişiyor ve 2012’de normal porselenden çok daha ince, zarif ve dayanıklı olan “Fine China Porselen” üretimine geçerek Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. Ürünlerimizle sektörümüze kazandırdığımız diğer ilkler, sır altı el dekor tekniği, ilk kare form ve dijital dekorlama olarak sıralanabilir. Ayrıca ülkemizde kenar çıtlama garantisi veren ilk firmayız. İlave olarak, sektörde İngiliz kalite standartları uygunluk belgemizle BTI Kitemark sertifikasına sahip ilk porselen firması olarak konumlanıyoruz.

2014 yılına geldiğimizde, Kar Porselen’in yenilikçi ve aynı zamanda zanaatkarlıktan gelen gücüyle Türkiye’deki ilk Horeca markası Bonna’yı hayata geçirdik. Bonna’yı hayata geçirirken hayalimiz, o günün piyasasındaki sert porselen tarzında değil daha farklı casual dining restoranların artan trendine uygun, daha ev ortamı sağlayacak, daha sıcak bir masa yaratacak porselen geliştirmekti. Bunu yaparken aynı zamanda standart porselenlere göre daha dayanıklı yapalım, işletmelerin maliyetini düşürelim, kullanım kolaylığı yaratalım, geleceğin beyinlerine, trendlerine çözüm ortağı olalım istiyorduk. İşletmelerin, son kullanıcıların dertleri neyse öğrenecek, o dertleri çözen marka olmaktı hedefimiz. Yola bu hedefle çıktık ve kurulduğumuz günden bugüne yeme-içme deneyimini mükemmelleştirmek, farklı ihtiyaçlara uygun kişiselleştirilmiş ürün ve çözümler sunmak için çalışıyoruz. Teknolojik altyapımız, etik iş birliği modelimiz ve “beraber büyümeye” dair inancımız ile geleceğe bugünden ilham vermeyi hedefleyen bir vizyonla ilerliyoruz.

Bonna, Horeca sektörünün kuşkusuz ki en büyük yardımcılarından biri. Horeca sektörüne yönelik faaliyetleriniz, çalışmalarınız ve ihracatınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Sektörde 30 yılı aşkın deneyimi olan Kar Porselen’in çatısı altında faaliyet gösteren Bonna olarak, yılda 36 milyon adet ürünü sektöre sunuyoruz. 6 kıtada 90’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Ağırlıklı olarak Avrupa, Rusya, Latin Amerika’ya ürün ihracatımız var. İhracattaki en büyük pazarlarımızı ise İspanya, Mısır, İtalya, Rusya, Meksika, İsveç, Fransa, Almanya ve İsrail olarak sıralayabiliriz. Bu kuşkusuz ki büyük bir başarı. Zaten ihracattaki başarımızı, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği 2019 yılı ihracatın liderleri sıralamasında kendi kategorimizde 3.’lük ödülü alarak tescilledik. 2020 yılında ise İhracat Şampiyonları ödüllerinde, Porselen Sofra-Mutfak Eşyası Kategorisinde ‘’En Fazla İhracat Gerçekleştiren 3. Firma” ve “En Yüksek İhraç Birim Fiyatına Sahip Firma’’ olduk.

Koleksiyonlarımızı hayata geçirirken özel ve sağlam kılacak birçok parametreyi üretim ve tasarım anlayışına entegre ediyoruz. Bu alanda Ar-Ge çalışmalarımıza önem veriyoruz çünkü Ar-Ge çalışmalarının yurt içi ve yurt dışı rekabette öne çıkmanın doğru yolu olduğunun farkındayız. Bu paralelde Ar-Ge departmanımızı sürekli güçlendirerek ve hızla değişen koşullara aynı hızla adapte olarak altyapımızı güncelliyoruz. Aynı zamanda sektördeki trendleri ve teknolojik gelişmeleri takip ederek tüm bu ihtiyaçlara uygun çözümler geliştiriyoruz. Ürün gruplarımızı belirlerken, sektör profesyonellerinin ihtiyaçlarından yola çıkıyoruz ve ihtiyaçlara en uygun çözümleri sunarak tasarımlarımızı hayata geçiriyoruz. Tamamen çözüm odaklı bir çalışma prensibi ile hareket ediyoruz diyebiliriz. Örneğin; Asya serisi çıkarıyorsak bir Asya restoranının ihtiyacı olan tüm parçaları düşünüyor ve hem fonksiyonel hem de tasarım ihtiyaçlarını bir araya getiriyoruz. Yeni fikirlerle birlikte en iyi hammadde ve teknolojileri kullanarak sektörün ilerlemesine katkı sağlıyoruz.

Tasarımlarınız ve koleksiyonlarınız ile müşterilerinizin heyecanını ve beklentilerini her zaman karşılayabiliyorsunuz. Piyasaya sunduğunuz veya sunmayı planladığınız koleksiyonlarınız hakkında okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz Prints Koleksiyonu ile yaşamı tehdit altında olan yaban hayatına destek olduk. Bu yıl içerisinde ise atık çamurdan ürettiğimiz yeni koleksiyonumuz Ground ve Craft koleksiyonlarımızla topraktan aldıklarımızı geri vererek, doğa üzerindeki olumsuz etkiyi minimum düzeye indirmeyi hedefledik. Ayrıca yine bizim için çok yeni olan bir kategori Çatal-Kaşık-Bıçak Koleksiyonumuzu bu sene hayata geçirdik. Bunlar bizim için heyecan yaratan işlerdi. Bu heyecanımızın kullanıcılarımıza da geçtiğiniz görüyor ve mutlu oluyoruz. 2023 yılı için ise yeni koleksiyon hazırlıklarımız devam ediyor. Her zaman söylediğimiz gibi Bonna olarak sadece trendleri yakından takip etmiyor, ihtiyaçlara uygun çözümler üzerine de tasarımlarımızı şekillendiriyoruz. Bu çerçevede, hastane ve bakımevleri için özel tasarladığımız koleksiyonumuz Care ve yeni kahve koleksiyonumuz RAW’ı 2023 yılında hayata geçirmeyi planlıyoruz. Yine önümüzdeki yıl da sürdürülebilirlik ile ilgili koleksiyonlarımızı genişletmeye devam edeceğiz.

 

Bonna’yı özel yapan ve rakiplerinden ayıran unsurlar nelerdir?

Kalite, estetik ve sürdürülebilirlik anlayışımız diyebiliriz. Bizim için kalite her zaman vazgeçilmez bir unsur olmuştur.  Estetik ise olmazsa olmazımız… Çünkü kullanıcılarımız o mükemmel yeme içme deneyimini yaşamak istiyor, sektör profesyoneli ise yaşatmak istiyor. Biz hem kaliteyi hem estetiği birleştiren üretim tarzımızla kullanıcılarımıza mükemmel yeme içme vaat ediyoruz. Kolay istiflenebilirlik, kenar çıtlama garantisi, çizilmeye ve yüksek ısıya karşı dayanıklılık gibi fonksiyonel faydaları da gözeterek sektörde öncü bir rol üstlenmekteyiz.

Sürdürülebilirlik alanında ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?

Bonna olarak, kurulduğumuz günden bu yana kendimizi gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını düşünerek bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya adadık. Bu sorumluluk duygusu ile oluşturulan etik standartlarımız, ilk günden beri kurumsal kimliğimize bağlı değerlerimiz içerisinde yerini korumaktadır. Bizim için toplam kalite anlayışı çok önemlidir. Çevreye ve topluma karşı sorumlu üretim standartları geliştirmek ise toplam kalite anlayışımızın bir parçasıdır ve üretim döngüsü boyunca uygulanır. Bu standartlar kapsamında öncelikli amacımız üretim boyunca verimli kaynak kullanımı sağlamaktır. Yenilikçi tasarımlarımız ve premium ürün kalitemizin yanı sıra çevreye ve topluma karşı sorumlu bir kuruluş olma misyonuyla sürdürülebilir üretim anlayışını marka kimliğimizin merkezine koyuyoruz. Her zaman için doğaya olan negatif etkiyi minimum düzeye indirmek üzerine bir strateji ile hareket ediyoruz.

Kendi içimizde iki tip geri dönüşüm stratejimiz var. Bir tanesi üretimin içinde oluşmuş her türlü şeyi tekrar üretime kazanarak kullanmak; diğeri üretimi gerçekleştirirken ortaya çıkan atık suları ve malzemeyi biriktirip tekrar değerlendirmek. Bu ciddi bir Ar-Ge çalışması gerektiren bir iş ve bunu başarabilmek bizim için çok kıymetli.

Son yıllarda makinalarımızda yaptığımız düzenlemelerle %80 oranında elektrik tasarrufu sağladık ve atık suyun %80’ini geri dönüştürerek üretimde tekrar kullanıyoruz. Örneğin, üretimde kullanılan suyun arıtılarak günlük operasyonda kullanılması ile temiz su kaynağı kullanım oranımızı en düşük seviyeye indirdik. Fine China dediğimiz kategori standart porselene göre 200 derece kadar düşük sıcaklıkta sertleşiyor. Yani çok daha az enerji tüketiyor. Biz yeni nesil pişirim fırınlarımız sayesinde ise bugün yüzde %30 daha az doğalgaz tüketiyoruz. Ürünlerimizin paketlenmesinde kullanılan ambalaj malzemelerimiz dahi geri dönüştürülmüş malzemeden üretiliyor. Vermiş olduğumuz kenar çıtlama garantisi sayesinde ürünlerimizin kullanım ömrünü uzattık ve Horeca sektöründe tabak zaiyatını yüzde 40’lardan yüzde 5-6’lara kadar düşürdük. Sürdürülebilir üretim açısından baktığımızda bu büyük bir başarı.

Tüm bunların dışında koleksiyonlarımızla da sürdürülebilir bir dünyaya destek olmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda dünyadaki karbon ayak izimizi azaltarak daha sürdürülebilir bir üretime doğru geçmek hedefiyle, geçtiğimiz yıl Prints koleksiyonumuzu hayata geçirdik. Global ölçekte son derece prestijli bir kuruluş olan, yeryüzünün en değerli yaşam alanları ile canlı türlerini koruyarak dünyada olumlu yönde bir değişim yaratmayı hedefleyen, ortak bir vizyonu paylaştığımız WWF Türkiye ile bir araya gelerek Yaban Hayatı özelinde çok değerli bir iş birliğine imza attık. Prints by Bonna koleksiyonumuzu hayata geçirirken temel amacımız, dünyadaki karbon ayak izimizi azaltarak daha sürdürülebilir bir üretime doğru geçerken, yaşamı tehdit altında olan türlerin dünyada her geçen gün azalan izlerine dikkat çekmekti. İnsanlığın doğayla uyum içinde yaşadığı bir geleceğin kurulmasına katkıda bulunmanın yanı sıra sektörümüz ve tüketicilerimiz açısından bir farkındalık yaratmayı da önceliklerimiz arasına koyduk. Prints koleksiyonumuzun her bir parçası, yaşamı tehdit altında olan Alageyik, Turna, Su Aygırı, Siyah Gergedan, Mavi Balina türlerinin hem doğada hem zihnimizde bıraktığı izleri taşıyor. Sofralarda yer verilen her bir Prints ürünüyle yaşamı tehdit altında olan türlerin dünyaya kendilerinden bir iz daha bırakmasına destek olduk.

Bir yanda da geri dönüştürülebilir ve sürdürülebilir ürünlerimize her geçen gün yenilerini ekliyoruz. “Atıktan tabak atıksız dünya” hedefi ile çıkmış olduğumuz bu yolda Prints Koleksiyonumuz gibi aynı üretim tekniklerimizle üretmiş olduğumuz 2 yeni koleksiyonumuzu daha 2022 yılında hayata geçirdik. Geri dönüştürülmüş atık çamurdan elde ettiğimiz Ground ve Craft koleksiyonlarımız ile bu dönüşüme katkı sağlamaya devam ederken, atıktan ürettiğimiz tabaklar ile her yıl 3 futbol sahası büyüklüğündeki bir alanın kirlenmemesini sağladık.

Ayrıca atıktan elde ürettiğimiz ürünlerimiz sayesinde 1.200 ton yani yaklaşık 7 futbol sahası büyüklüğündeki yeni kaynakları tüketmemeyi başarıyoruz. Bu rakamlar doğrultusunda çok net bir söylemde bulunuyoruz: “Sürdürülebilir yaklaşımla, gezegenimizin kaynaklarını israf etmeden üretmek ve başarmak mümkün.” Biz buna gönülden inanıyoruz ve gelecekte tüm ürünlerimizi sürdürülebilir kılmak için çalışıyoruz. Sürdürülebilirlik konusunda sektörün diğer paydaşlarına da ilham verdiğimizi düşünüyoruz.

 

bonna.com.tr