Gizem Şalcıgil White ve Ahmet Şerif İzgören ortaklığında kurulan Turkish Coffee Lady markası, dünyanın ilk şişelenmiş soğuk Türk kahvesini İstanbul’da gerçekleşen lansmanla sektör liderleriyle buluşturdu. Gastronomi, kahve ve mutfak dünyasının önde gelen isimleri tarihi bir ana tanıklık etti.
Boğaz’ın büyüleyici atmosferinde, Fuat Paşa Yalısı’nda düzenlenen lansmanda tanıtılan inovatif ürünler yalnızca yeni bir kahve deneyimi değil; dünyanın ilk pişirme yöntemlerinden biri olarak kabul edilen Türk kahvesinin modern ve yenilikçi dönüşümünün güçlü bir sembolü olarak değerlendirildi.
500 Yıllık Türk Kahvesi Kültürü Yeni Kimliği ile İstanbul’dan Global Sahneye Çıkıyor
Lansmanda tanıtılan ilk iki ürün; klasik Türk kahvesi karakterini taşıyan “Bold Istanbul” ve dibek kahvesinden ilham alan yumuşak içimli “Silky Mardin” oldu. Katılımcılar deneyimlerini, “500 yıllık bir gelenek ilk kez bu kadar modern, pratik ve global ölçekte güçlü bir formda karşımıza çıkıyor.” sözleriyle değerlendirdi.
Markanın kurucusu Gizem Şalcıgil White, lansmanda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türk kahvesi yüzyıllardır insanları bir araya getiren çok güçlü bir dünya mirasını temsil ediyor. Biz şimdi bu kültürden ilham alarak geliştirdiğimiz soğuk Türk kahvelerimizi, global bir vizyonla dünyanın yeni tüketim alışkanlıklarıyla buluşturuyoruz.”

Şalcıgil White sözlerine şöyle devam etti: “Bugün, 500 yıl önce kendi topraklarımızdan dünyaya yayılan milyarlarca dolarlık bir kahve pazarı bulunuyor. Ancak bu pazarda köklü bir hikâyesi olan, otantik ve kültürel değeri yüksek fonksiyonel bir içecek eksikti. İçime hazır ürünlerimiz ve zengin aromalarımızla bu boşluğu dolduracağımıza inanıyoruz.”
Lansman sırasında ulusal ölçekte faaliyet gösteren önemli bir kahve zincirinden yüksek hacimli ön sipariş alınması ise markanın ticari potansiyeline dair dikkat çekici bir gelişme oldu.
Ambalajlarda yer alan İstanbul ve Mardin temalı mikro sanat eserlerinin tasarımcısı olan dünyaca ünlü mikro sanat ustası Hasan Kale de lansmanda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“500 yıllık kahve kültürüne yeni bir bakış açısı ve yeni bir soluk getiriyoruz. Şişelenmiş soğuk Türk kahvesi aslında yeni bir hikâyenin başlangıcı. Sanatın da içinde yer aldığı kültürel bir içecekten söz ediyoruz. Geçmişle geleceği birleştiren yeni bir vizyon oluşturuyoruz. Üretimden ambalaja, dağıtımdan pazarlamaya kadar çok güçlü bir ekiple çalışıyoruz. Bu tarihi projede sanat direktörü olarak yer almak benim için büyük bir gurur.”
2026 yazında satışa sunulması planlanan ürünler; premium içecek segmenti, fonksiyonel içecek trendi ve deneyim odaklı tüketim anlayışını Türk kahvesi kültürüyle bir araya getiriyor. Marka ayrıca, yapay zekâ destekli Türk kahvesi falı deneyimiyle geleneksel kahve ritüelini dijital dünyaya taşıyarak sektörde farklılaşmayı hedefliyor.
Türk kahvesi artık soğuk da içiliyor ve global pazar bu yeni hikâyeyi konuşmaya hazırlanıyor.
Dünyayı bir kahve kamyonuyla dolaşan marka Turkish Coffee Lady, yalnızca ticari bir işletme olarak değil; aynı zamanda kültürel diplomasi alanında da faaliyet gösteriyor. 8 Mart 2020 tarihinde Washington DC’de kurulan Turkish Coffee Lady Vakfı aracılığıyla kadın girişimciliği, kültürel etkileşim ve Türk kahvesinin dünyaya tanıtımına yönelik projeler yürütülüyor. Vakıf ayrıca, 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nün ABD’nin önde gelen birçok şehrinde ve Amerikan Kongresi’nde resmî olarak kabul edilmesine öncülük etti.
