Yeme-içme sektöründe kâr marjları son yıllarda hızla erirken, yeni kurulan işletmeler maliyet baskısı nedeniyle birkaç ayda kepenk indiriyor. Restoran otomasyonu ve finans teknolojileri alanında uçtan uca çözümler sunan NarPOS, sektörü çıkmaza sürükleyen yüksek komisyon oranları ve uzun ödeme vadelerinin yarattığı kârlılık krizini hafifletmeyi hedefliyor.
Türkiye’de yeme-içme sektörü, yükselen menü fiyatlarının düşündürdüğünün aksine tarihinin en derin ve sessiz kârlılık krizlerinden birini yaşıyor. NarPOS tarafından paylaşılan veriler, sektörde kurulan her 10 işletmeden 4’ünün henüz ilk 6 ayını dolduramadan kepenk indirdiğini gösteriyor. Bu çarpıcı tablonun arkasındaki temel neden ise artan maliyetlerin hızla erittiği kâr marjları. Sektörün kârlılık seviyesi birkaç yıl öncesine kıyasla belirgin biçimde geriledi; birçok işletmede marjlar düşük seviyelere sıkıştı.
Tüketici yemeğe değil aracıya para ödüyor
Restoranların kâr marjlarını hayatta kalma sınırına çeken krizin temelinde; pazaryerleri, yemek kartları ve bankalar tarafından uygulanan yüksek komisyon oranları ile uzun ödeme vadeleri yer alıyor. Komisyon oranları ve tahsilat vadeleri, çalışılan kanal ve sözleşme koşullarına göre değişiklik gösterebiliyor. Sektördeki işletmeler, satışlarının yüzde 45’ine kadar varabilen bir kısmını komisyon olarak öderken; tahsilatları için ise 10 ile 45 günü bulan süreler beklemek zorunda kalıyor.
Türkiye’de yeme-içme sektörünü kıskacına alan bu maliyet sarmalı, sadece işletme sahiplerini değil, doğrudan tüketiciyi de etkiliyor. Sürekli artan menü fiyatlarının ardında, gıda enflasyonu kadar aracı enflasyonu da bulunuyor. İşletmeler, yüksek komisyon yükünü karşılayabilmek için bu maliyeti menülere yansıtıyor.
Bugün tüketiciler restoranda ödediği hesabın önemli bir kısmını tabağındaki yemeğin kalitesine veya hizmete değil, yemeği kendisine ulaştıran sisteme ve aracılara ödemiş oluyor. Hem işletmelerin hem de tüketicilerin memnun olmadığı bu yapı, sektöre giren yeni oyuncuların kepenk indirmesindeki en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Komisyon ve vade baskısına karşı ‘NarPOS Modeli’
NarPOS, yeme-içme sektörünü içine düştüğü bu maliyet kıskacından kurtarmak için finans ve teknoloji dünyasını birleştiren bir strateji yürütüyor. Şirket; Halkbank ve Şekerbank gibi köklü kurumların yanı sıra fintek ekosisteminin çevik oyuncularıyla yaptığı işbirlikleriyle esnafın üzerindeki komisyon yükünü azaltarak sürdürülebilir seviyelere getiriyor. NarPOS üye işyerlerine özel uygulanan indirimler ise kârlılığın iyileşmesine katkı sağlıyor. Şirket, 2026’da NarPay adlı yeni çözümünü devreye alarak işletmelerin kârlılığı üzerindeki etkisini artırmayı planlıyor.
Bu stratejinin bir diğer kritik ayağını ise restoranların dijital bağımsızlıklarını kazanması oluşturuyor. NarPOS, işletmeleri yüksek komisyonlu pazaryerlerine ve yemek kartlarına mecbur bırakmadan, kendi web siteleri ve mobil uygulamaları üzerinden doğrudan sipariş alabilecekleri teknolojik altyapıyı sunarak, maliyet kıskacının en büyük halkalarından birini devre dışı bırakıyor.
‘NarPOS Modeli’nin sahadaki sonuçları esnafa daha şimdiden milyonlarca liralık kazanç sağladı. Şirket, işletmelerin dijitalleşme sürecindeki en büyük giderlerinden biri olan adisyon sistemini tamamen ücretsiz hale getirerek, yalnızca üç ay gibi kısa bir sürede işletmelere toplamda 35 milyon TL’lik tasarruf sağladı.

NarPOS Kurucu Ortağı ve CEO’su İlyas Akça, konuya ilişkin yaptığı açıklamasında sektörün durumunu gözler önüne seren çarpıcı verilere dikkat çekti: “Bugün yeme-içme sektörü, dışarıdan sanılanın aksine hayatta kalma mücadelesi veriyor. Elimizdeki veriler, bundan sadece 6-7 yıl önce sektördeki kâr marjlarının yüzde 60 seviyelerini bulabildiğini, bugün ise bu oranın yüzde 10’lara kadar gerilediğini gösteriyor. Komisyonlar ve uzun tahsilat vadeleri kârlılığı ve nakit akışını zorluyor; bu baskı menü fiyatlarına da yansıyor.”
NarPOS’un komisyon ve tahsilat zorluklarını azaltarak kârlılık üzerinde anlamlı bir iyileşme yarattığını belirten Akça, sözlerini şöyle sürdürdü: “NarPOS sistemiyle aracılık maliyetlerini azaltarak menü fiyatlarını yüzde 10 düşürürken, esnafın kâr marjını ise yüzde 30’a kadar çıkarabiliyoruz. 2026 yılında bu maliyet kıskacını daha da hafifletmek ve esnafa nefes aldırmak için NarPay çözümümüzü de hayata geçireceğiz. Sektörün kâr marjını iyileştirmeyi sürdürerek bu tablonun değişmesine katkı sağlayacağız.”
