Mutfağın Yeni Normali: Bitkisel Gıdalar

Mutfağın Yeni Normali: Bitkisel Gıdalar

Fomilk Genel Müdürü Cem Telvi ile bitkisel bazlı ürünlerin yalnızca bir trend değil, profesyonel mutfaklarda gerçek bir performans alanı olduğunu konuştuk. Sürdürülebilirlikten ürün inovasyonuna, Horeca odaklı üretim yaklaşımından Fomilk’in gelecek vizyonuna uzanan kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fomilk’in kuruluş hikâyesini ve Horeca segmentine nasıl odaklandığınızı paylaşabilir misiniz? Ayrıca, sizin bu şirketteki rolünüzü de öğrenebilir miyiz?

Fomilk’in hikâyesi tek bir ürün fikrinden değil, bir meraktan doğdu. Bitkisel gıdaların farklı kültürlerde binlerce yıldır nasıl tüketildiğini araştırırken şunu fark ettim: Bu ürünler yeni değil, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre yeniden yorumlanıyor. Bu süreçte hammaddenin değerini, doğru işlemenin ve israf etmemenin ne kadar kritik olduğunu merkeze alan bir bakış açısı geliştirdik. Bu birikimi; eğitimler, araştırmalar ve sürekli denemelerle besledik ve 2018 yılında Fomilk’i hayata geçirdik.

Kuruluş motivasyonumuz; doğaya ve hayvanlara saygılı, temiz içerikli ve bitkisel bazlı ürünlerle hem artan talebe gerçek bir karşılık vermek hem de gıda sistemine pozitif bir katkı sunmaktı. Fındık, fıstık ve badem gibi geleneksel lezzetleri; modern beslenme alışkanlıklarıyla, sürdürülebilirlik ve lezzet odağında buluşturduk. Sağlığı ve gezegenin geleceğini birlikte düşünmeden gıda üretmenin mümkün olmadığına inanıyoruz; Fomilk’in temel değerleri de bu bakış açısıyla şekillendi.


Horeca’ya odaklanmamız ise tamamen bilinçli bir tercih. Profesyonel mutfaklar, ürünün gerçek sınav alanı. Bir ürün baristada köpürmüyorsa, şefin reçetesinde çalışmıyorsa ya da standardını koruyamıyorsa raf başarısının bir anlamı yok. Benim rolüm de tam olarak burada başlıyor: Fomilk’in araştırmacı ruhunu, ürün performansını ve uzun vadeli vizyonunu şekillendirmek; bitkisel ürünlerin profesyonel mutfaklarda güvenle kullanılabileceğini kanıtlamak.

Fomilk portföyünde Hindistan cevizi, yulaf, soya ve fındık gibi farklı bazlarda bitkisel süt alternatifleri bulunuyor; hatta vegan peynir benzeri ürünler de geliştirmişsiniz. HM Gazete okuyucuları için ürün gamınızdan detaylı olarak bahsedebilir misiniz?

Fomilk ürün gamı “çeşit olsun” diye genişlemiş bir portföy değil. Her bazın hem kültürel bir geçmişi hem de fonksiyonel bir nedeni var.

Yemiş bazlı içeceklerde en önem verdiğimiz prensip, hammaddenin tamamının ürüne dönüşmesi. Yani posa ya da atık oluşmuyor; bademin, fındığın ya da hindistan cevizinin tamamı ürünün bir parçası oluyor. Bu yaklaşım hem lezzet hem de sürdürülebilirlik açısından markamızın temel farklarından biri.

Yulaf ve soya gibi bazlar ise tarihsel olarak farklı coğrafyalarda temel besin kaynakları. Biz bu kadim bilgiyi, bugünün profesyonel mutfak ve bar ihtiyaçlarıyla birleştiriyoruz. Vegan peynir benzeri ürünlerimizde de aynı yaklaşımı benimsiyoruz; yapay aroma ya da kısa yol çözümleri yerine, saf hammaddelerle doğru tekstür ve performansı hedefliyoruz. Aynı felsefe doğrultusunda geliştirdiğimiz sürülebilir bitkisel ürünlerimiz ve %100 yemiş ezmelerimizde de katkı maddesi ya da dolgu kullanmadan, yalnızca saf içerikle üretim yapıyoruz.

Bu bakış açısının en güncel örnekleri ise kısa süre önce portföyümüze eklediğimiz yenilikçi içeceklerimiz. Brazilian Lemonade, Strawberry Dream ve Piña Colada; tamamı Türkiye’de ilk kez bu formatta geliştirilen ve sunulan ürünler. Brazilian Lemonade lime ve hindistan cevizi sütünü bir araya getirirken; Strawberry Dream çilek ve badem sütü kombinasyonuyla meyve bazlı ve bitkisel sütlü bir deneyim sunuyor, Piña Colada ise ananas ve hindistan ceviziyle tropikal tatları bitkisel bir zeminde buluşturuyor.

Bu ürünlerle yalnızca yeni tatlar sunmuyor, bitkisel içecek kategorisinde sınırları genişletiyoruz. Fomilk olarak sürdürülebilirliği bir iletişim dili değil, üretim yaklaşımı olarak ele alıyor; inovasyonu da tek seferlik bir adım değil, sürekli devam eden bir süreç olarak görüyoruz. Daha yenilikçi ve farklı kullanım alanlarına hitap eden ürünler için çalışmalarımız aktif olarak devam ediyor.

Ev dışı tüketim ve profesyonel mutfaklarda bitkisel bazlı içecek ve ürün kullanımı giderek artıyor. Horeca profesyonelleriyle çalışırken Fomilk’in bu alanda sunduğu avantajlar nelerdir?


Horeca tarafında bitkisel ürünlerin yükselişi ideolojik değil, pratik. Tüketici talebi artıyor ama asıl belirleyici olan şey ürünün mutfakta nasıl davrandığı.

Fomilk olarak avantajımız şu: Ürünleri masa başında değil, tezgâh başında geliştiriyoruz. Baristalarla köpük yapısını, şeflerle sıcak–soğuk stabilitesini test ediyoruz. Ürün; menüyü zorlamıyor, reçeteyi değiştirmiyor, operasyonu yavaşlatmıyor.

Ayrıca Horeca’ya yaklaşımımız satıştan ibaret değil. Eğitim, ürün adaptasyonu ve uzun vadeli iş birlikleriyle ilerliyoruz. Çünkü profesyonel mutfaklarda güven, en az lezzet kadar önemli.

Bitkisel bazlı ürünler, hem vegan/vejetaryen tüketiciler hem de süt intoleransı, sağlıklı yaşam veya çevresel hassasiyet nedeniyle tercih ediliyor. Fomilk olarak bu trendleri nasıl takip ediyorsunuz ve ürün stratejinizi nasıl şekillendiriyorsunuz?

Bitkisel bazlı gıdayı yalnızca geçici bir trend olarak görmüyoruz. Tarihsel olarak baktığınızda, dünyanın pek çok coğrafyasında bitkisel sütler zaten vardı; bugün değişen şey bu ürünlerin ölçeklenmesi, erişilebilir hale gelmesi ve daha geniş kitleler tarafından benimsenmesi. Bu dönüşümü hem tüketici davranışları hem de profesyonel kullanım alanları üzerinden yakından takip ediyoruz.

Ürün stratejimizi üç temel üzerine kuruyoruz: saf ve anlaşılır içerik, profesyonel mutfaklarda ve günlük kullanımda güven veren fonksiyonel performans ve uzun vadeli çevresel etki. Bugün yalnızca vegan ya da vejetaryen tüketiciler değil, daha bilinçli beslenmek isteyen geniş bir kitle bitkisel ürünlere yöneliyor. Biz de ürünlerimizi, etiket okumaya gerek kalmadan güvenilebilecek ve mutfakta sorun çıkarmayacak şekilde geliştiriyoruz.

Bu yaklaşımı yalnızca ürün tarafında değil, iletişim ve erişim stratejimizde de sürdürüyoruz. Dijitalleşmeye daha fazla odaklanarak çevrimiçi satış kanallarımızı büyütüyor, ürünlerimizi daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Bitkisel beslenme ve sağlıklı yaşam alanında öncü isimlerle kurduğumuz iş birlikleriyle hem farkındalık yaratıyor hem de kullanıcıların ürünlerimizi doğrudan deneyimlemelerini sağlıyoruz. Türkiye’deki büyümemizi sürdürürken, ihracat tarafında da adımlar atarak sağlıklı yaşam, hayvan sevgisi ve çevre bilincini global ölçekte yaymayı amaçlıyoruz.

Fomilk, yerel hammaddeler ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla uluslararası trendleri takip ediyor. Sürdürülebilirlik, hammadde kaynaklarınız ve üretim/ambalaj süreçleriniz açısından markanız için nasıl bir öncelik taşıyor?


Sürdürülebilirlik bizim için bir iletişim başlığı değil, bir denge meselesi. Coğrafi şartlar, çiftçinin bilgi seviyesi, devlet destekleri ve ekonomik gerçekler; gıda üretiminde alınan her kararı doğrudan etkiliyor. Bu yüzden sürdürülebilirliği ideal bir hedef olarak değil, gerçekçi ve ölçülebilir bir yaklaşım olarak ele alıyoruz.

Yerel girdilerle üretim yapmayı önemsiyoruz; ancak bunun kalıcı ve sağlıklı olabilmesi için tarım tarafında da doğru adımların atılması gerektiğinin farkındayız. Bu nedenle bazı hammaddelerde neden yabancı kaynaklara yöneldiğimizi şeffaf biçimde anlatıyor, uzun vadede yerli üretimin güçlenmesi için gereken koşulları yakından takip ediyoruz. Üretimde atık oluşmaması, girdi–çıktı dengesinin korunması ve karbon ayak izinin azaltılması ise Fomilk’in gelecek planlarının merkezinde yer alıyor.

Global ölçekte baktığımızda, tüketicilerin artık yalnızca sağlıklı değil; aynı zamanda çevre dostu ürünleri tercih ettiğini net biçimde görüyoruz. Bu değişim, bitkisel bazlı ürünlere olan ilgiyi ciddi şekilde artırırken; etik değerler, çevresel duyarlılık ve yeni tat arayışı markalar için de yeni sorumluluklar ve fırsatlar yaratıyor.

Fomilk olarak bu dönüşümü izleyen değil, yönlendiren bir marka olmayı hedefliyor; sürdürülebilirliği büyüme stratejimizin merkezine koyuyoruz.

2026 yılı içerisinde Fomilk’te ne gibi yeni ürünler ya da iş birlikleri göreceğiz?

2026’da Fomilk tarafında daha odaklı ve derinleşmiş ürünler göreceksiniz. Bitkisel bazlı içeceklerin yanı sıra, mutfak kullanımını genişleten yeni formatlar ve profesyonel çözümler üzerinde çalışıyoruz.

Ayrıca farklı kültürlerden ilham alan, şefler ve Horeca profesyonelleriyle birlikte geliştirilen iş birlikleri de gündemde. Amacımız yalnızca ürün sayısını artırmak değil; bitkisel gıdanın Türkiye’deki konumunu dönüştürmek ve sektörde inovasyon ve kalite denince akla gelen ilk marka olmak.

shop.fomilk.com