Horeca ve Ev Dışı Tüketim sektörünün sesi olma hedefiyle yola çıkan HORECADER’in Başkanı Murat Alıcılar, HM Gazete’ye verdiği özel röportajda, derneğin sektördeki temsil gücünü, üyelere sağladığı stratejik avantajları ve 2026 vizyonunu paylaştı. Alıcılar, HORECADER’in sadece tedarikçilerin sesi olmakla kalmayıp, sektör standartlarını yükselten, sürdürülebilir iş modellerini destekleyen ve Türkiye’nin gastronomi markalaşmasına katkı sunan bir güç merkezi olduğunu vurguladı.
Röportajımıza başlamadan önce Türkiye’deki Horeca ve EDT sektörünün durumu ile ilgili genel bir bilgilendirme yapabilir misiniz?
Türkiye’de Horeca ve Ev Dışı Tüketim (EDT) sektörü son yıllarda hem ekonomik büyüklük hem de stratejik önem açısından ciddi bir ivme kazandı. Turizm, restoran, otel, kafe ve toplu tüketim alanlarının gelişmesiyle birlikte üretimden son noktaya kadar uzanan tedarik zinciri, ülke ekonomisinin en dinamik alanlarından biri haline geldi. Bugün sektörün 100 milyar doların üzerinde bir ekonomik hacme ulaştığını görüyoruz.
Ancak bu büyüklüğe rağmen, özellikle tedarikçi tarafının temsil ve koordinasyon anlamında uzun yıllar dağınık bir yapı içinde kaldığını söylemek gerekir. Ne perakende sisteminin içinde ne de klasik toptan ticaret yapılarında tam anlamıyla konumlanabilen tedarikçiler, karar alma mekanizmalarında yeterince güçlü bir ses oluşturamıyordu. Oysa gıda güvenliğinden lojistiğe, fiyat istikrarından sürdürülebilirliğe kadar birçok kritik başlık doğrudan bu alanı ilgilendiriyor.
Dolayısıyla sektör büyürken; kurumsal temsil, ortak standartlar, sürdürülebilir rekabet ve güçlü iletişim mekanizmaları da aynı ölçüde önem kazandı.

Bilgilendirme için teşekkürler. HORECADER nasıl bir ihtiyaçtan doğdu? Bize HORECADER’in kuruluş sürecini, misyonunu ve bu süreçte sizin rolünüzü anlatabilir misiniz?
HORECADER, ev dışı tüketim tedarikçi tarafının ortak bir sese ve güçlü bir platforma ihtiyacından doğdu. Sektördeki iletişim dağınıklığını toparlamak, adil rekabet ortamını desteklemek ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmak amacıyla bir araya geldik.
Bugüne kadar tedarikçilerin sorunları farklı platformlarda, parçalı ve etkisi sınırlı şekilde dile getiriliyordu. Biz bu alanlarda tek ve güçlü bir merkez oluşturmayı hedefledik. HORECADER’i yalnızca bir dernek değil, sektörün geleceğini birlikte inşa edeceğimiz bir dayanışma ve gelişim platformu olarak konumlandırıyoruz.
Misyonumuz; sektörde güven ortamını güçlendirmek, kalite standartlarını yükseltmek ve tedarikçiler arasında güçlü bir bilgi paylaşım ağı oluşturmaktır. Kısa ve orta vadede ulusal ve uluslararası standartların geliştirilmesi, kamu ile sektör arasında etkin bir köprü kurulması ve güçlü temsil sağlanması temel hedeflerimiz arasındadır.
Kuruluş sürecinde sektörün farklı alanlarından paydaşlarla yoğun istişareler gerçekleştirdik. Başkan olarak rolüm; bu vizyonu ortak bir zeminde birleştirmek, kapsayıcı ve tarafsız bir yapı oluşturmak ve sahada olduğu kadar masada da aktif bir temsil modeli inşa etmektir.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğiniz dernek toplantısında, üyelere özel demo mutfak alanı, lojistik üsler ve maliyet düşürücü avantajlar gibi projelerden bahsettiniz. Bu projelerin sektör profesyonelleri ve tedarikçilere nasıl katkı sağlayacağını öngörüyorsunuz?
Üyelere özel planlanan demo mutfak alanı, ürünlerin gerçek kullanım senaryolarında test edilmesini ve tanıtılmasını sağlayacaktır. Bu alan, hem üretici hem de işletmeci için deneyim temelli bir iletişim zemini oluşturacaktır.
Lojistik üs ve uzun vadede planlanan kooperatif yapısı ise maliyet optimizasyonu açısından kritik öneme sahiptir. Ortak satın alma, depolama ve dağıtım çözümleri sayesinde üyelerimizin ve paydaşlarımızın maliyetlerini azaltacak modeller üzerinde çalışıyoruz.
Ayrıca güçlü bir network yapısı kurarak üyelerimizin hem ticari hem de stratejik iş birliklerine daha kolay ulaşmasını hedefliyoruz. Birlikten güç doğuyor; biz bu gücü kurumsal bir zeminde büyütmek istiyoruz.
HORECADER’in ev dışı tüketim sektöründe standartların yükselmesi için planladığı eğitim programları, paneller veya bilgi paylaşımı faaliyetlerini HM Gazete okuyucularına aktarabilir misiniz?
Ev dışı tüketim sektöründe sürdürülebilir kalite için bilgi paylaşımı şart. Bu doğrultuda dernek bünyesinde komiteler oluşturduk. Her komite kendi alanında sektörün ihtiyaçlarını belirleyerek hızlı aksiyon alacak.
Planlarımız arasında; gıda güvenliği, tedarik zinciri yönetimi, maliyet kontrolü, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik başlıklarında eğitim programları ve paneller düzenlemek bulunuyor. Akademik iş birlikleri ve kamu kurumlarıyla ortak çalışmalar da gündemimizde.
Ayrıca sektörel raporlar ve veri analizleri ile üyelerimizin karar alma süreçlerini destekleyecek bilgi altyapısı oluşturmayı hedefliyoruz. Sektörde standartların yükselmesi, ancak ortak bir bilgi kültürüyle mümkün.

Katıldığınız söyleşilerde “gıda güvenliği” konusuna sıkça değiniyorsunuz. Bugün ev dışı tüketim tarafında gıda güvenliğini artırmanın yolu nedir ve dernek bu alanda nasıl bir bilinç oluşturmayı hedefliyor?
Gıda güvenliği artık yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda marka değeri ve tüketici güveni açısından stratejik bir konu. Ev dışı tüketim tarafında zincirin her halkası bu sorumluluğu taşıyor.
Öncelikle izlenebilirlik sistemlerinin güçlendirilmesi gerekiyor. Ürünün üretimden son noktaya kadar hangi koşullarda taşındığı ve saklandığı net şekilde kayıt altına alınmalı. Soğuk zincir disiplinine uyum, hijyen standartlarının eksiksiz uygulanması ve personel eğitimleri kritik başlıklar.
Burada kamu–özel sektör iş birliği büyük önem taşıyor. Biz HORECADER olarak kamu kurumlarıyla güçlü bir diyalog mekanizması kurmayı hedefliyoruz. Amacımız, mevzuatın sahadaki uygulamasını kolaylaştıracak, sektörün gerçeklerine uygun çözümler geliştirmek.
Aynı zamanda üyelerimiz arasında bilinç oluşturmak için eğitim ve rehberlik çalışmaları yapacağız. Gıda güvenliği rekabet unsuru değil, ortak sorumluluk alanıdır. Bu bilinci yaygınlaştırmak önceliğimizdir.
HORECADER’in 2026 yılı içerisindeki öncelikli hedefleri nelerdir? Özellikle uluslararası platformlarda güçlenme, yeni iş birlikleri ve üye sayısını artırma gibi stratejik planlarınızdan bahsedebilir misiniz?
2026 yılı bizim için kurumsal yapılanmanın güçlendirileceği ve temsil kapasitesinin artırılacağı bir dönem olacak. Öncelikle üye sayımızı artırarak daha kapsayıcı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Ne kadar geniş bir temsil alanına sahip olursak, sektör adına o kadar güçlü konuşabiliriz.
Uluslararası platformlarda görünürlüğümüzü artırmak da stratejik hedeflerimiz arasında. Türkiye’deki ev dışı tüketim tedarikçilerinin uluslararası rekabette daha güçlü konumlanması için çalışmalar yapacağız.
Dünyada gelişen trendleri takip ederek ülkemizde de bu alanda çalışmalar yapmayı hedefliyoruz. Örnek vermek gerekirse sokak lezzetlerinin tanıtılması ve desteklenmesini söyleyebiliriz.
Türkiye’nin gastronomide bir marka olması için destek verecek çalışmalarımız olacak. Bu süreç turizmin gelişmesine de katkı sağlayacaktır.
Kamu ile sektör arasında etkin bir köprü olmak önceliklerimizden biri olmaya devam edecek. Karar alma süreçlerinde sektörün görüşlerinin daha sistematik şekilde iletilmesi için mekanizmalar kuracağız.
Odalar ve borsalarda sektörün temsil edilmesi için gerekli girişimleri ve çalışmaları da sürdürüyoruz.
Ayrıca lojistik merkezi ve ortak iş birliği modelleri konusunda somut adımlar atmayı planlıyoruz. Özellikle büyük şehirlerde Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı ve belediyeler ile görüşerek sektör maliyetlerini düşürmeye yönelik adımlar atacağız.
Komiteler aracılığıyla belirlenen ihtiyaçları ilaçlamadan, hijyene bir çok konuda projeye dönüştürerek hızlı sonuç üreten bir yapı oluşturmak istiyoruz. İç bünyemizde ise üyelerimize yönelik enerji, yakıt, lojistik firmaları ile anlaşmalar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Bu şekilde üyelerimizin maliyetlerini düşürmeye ve piyasa koşullarında rekabetçi bir alanda yer almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Sadece gıda değil gıda dışı ürünlerde de tağşiş ve kayıt dışılığın engellenmesi çabalarında bizlerde destek vereceğiz.
Vizyonumuz net: Ev dışı tüketim tedarikçilerinin Türkiye’deki en güvenilir ve en güçlü temsil platformu olmak. Bunu; şeffaf, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıyla gerçekleştireceğiz.
Kısacası, bizler tarladan restaurant, cafe, otel kapısına kadar bir HORECA kültürü oluşturmak, yani kimliğimizi oluşturmak istiyoruz.

