Kuru Meyve, Hızlı Büyüyen Bir Pazar

Kuru Meyve, Hızlı Büyüyen Bir Pazar

Sevin Çise Ulus kimdir? Kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

1994 yılında İzmir’in Seferihisar ilçesinde doğdum. Üniversiteye kadar Seferihisar’da eğitim aldım. Daha sonrasında Bartın Üniversitesi’nin Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünden “Onur Öğrencisi” olarak mezun oldum. Üniversite hayatımda IT, dijital pazarlama, satış gibi birçok farklı alanı deneyimleme fırsatım oldu. Bunun yanında binlerce başvuru ve özel mülakatlarla kabul görülen Türkiye Girişimcilik Vakfı, Yeni Bir Lider Derneği gibi öğrenci gelişim vakıf ve derneklerinde girişimcilik, liderlik alanlarında geliştirildim. Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra dil eğitimi için bir süre İngiltere’de bulundum. Türkiye’ye döndükten sonra büyük teknoloji şirketlerinde dijital pazarlama, marka ve e-ticaret alanlarında çalıştım. Şimdi de babaannemden yadigar bahçemizde ilaçsız tarım tekniklerini uygulayarak gıda alanında The 7 markasını kurdum.

Ofis hayatından tarım hayatına geçmeye nasıl karar verdiniz? The 7 markasının kuruluş hikayesini HM Gazete okuyucuları için anlatabilir misiniz?

Covidden önce İstanbul’da yaşayan beyaz yakalı bir plaza çalışanıydım. Covid döneminde İstanbul’dan ayrılıp memleketim olan Seferihisar’a yerleştim. Sokağa çıkma kısıtlamalarında bahçedeki ağaçlarımızla zaman geçirmeye başladım. Küçüklüğümün geçtiği mandalina ağaçlarında bolca anım olsa dahi mandalina üretimiyle ilgili pekte fikrim yoktu. “En iyi mandalinayı nasıl üretebilirim? Doğal yollarla nasıl sağlıklı ürünler elde edebilirim?” diye araştırmaya başladım. Araştırmalarım sonucunda ısırgan otu, kil gibi doğal çözümler buldum. Denedikçe gördüm ki ürün kalitem arttı. Mandalinamızı dijital platformlarda satmaya başladık. İlk süreçte yakın arkadaş grubu destek vermek amacıyla satın aldı. Mandalinanın tadına bakanlar, “Daha önce böyle mandalina yememiştik, kesin yemelisin” şeklinde çevresine önermeye başladı. Böylelikle daha fazla satış yapmaya başladık. Ardından kısa bir süre sonra Seferihisar’da düzenlenen Mandalina Şenliği yarışmasında “En İyi Mandalina” ödülüne layık görüldük ve bu tadı herkesle paylaşabilmek adına markalaştık.

Müşterileriniz The 7 ürünlerini nasıl temin ediyor? Markanızın büyüme süreci ile alakalı düşünceleriniz nelerdir?

The 7 ürünleri, web sitemizde, sosyal medya kanallarımızdan, Trendyol, Amazon, ETSY pazaryerlerinden temin ediliyor. Kuru meyve, Türkiye’de ve dünyada hızlı büyüyen bir pazar. The 7, taze meyvelerden elde ettiği ilaçsız-organik ürünlerle yurtiçi ve yurtdışı piyasasında hızlı talep görüyor. Almanya – Avustralya hali hazırda çalıştığımız pazarlar. Hedefimiz diğer ülke pazarlarında da olabilmek.

Bireysel ürün satışı dışında Horeca sektörüne yönelik satışlarınızdan bahsedebilir misiniz? Özellikle kafe ve restoranların ürünlerinize olan ilgisini anlatabilir misiniz? Ürünleriniz genellikte ne şekilde veya hangi ürün grubuyla birlikte tüketiliyor?

Horeca kanalı için hızlı-pratik kullanacakları, yüksek aromaya sahip sertifikalı ürünler üretiyoruz. Üretim bölgemizdeki coğrafi işaretli ürünler başta olmak üzere ham maddenin toprağa ekilmesinden ambalajlı ürün haline kadar tüm süreçleri yürütüyoruz. Böylelikle kaliteli ve taze hammadde kısa süre içerisinde üretime dahil ediliyor ve ortaya aroması yüksek ürünler çıkıyor. Ürünlerimiz kuru meyve ve sebzeler, zeytinyağları, karakılçık unu olmak üzere üç kategoriye ayrılıyor.

The 7 kuru meyve ve sebzeleri, katkısız ve yüksek aromasından dolayı eğlence sektöründe kokteyl süslemelerinde, şarap tabaklarında, et gruplarında ve olmazsa olmaz pastacılık sektöründe hem süsleme hem de lezzeti arttırmak için kullanılıyor. Horeca sektöründe hızlı olmak, üretim verimliliği için oldukça büyük bir önem taşır. Örnek olarak verecek olursam taze bir meyvenin yıkanması, soyulması, doğranması için büyük bir zamana ihtiyaç vardır. Taze toplanmış, aroması yüksek meyveden elde edilmiş kuru meyveleri kullanmak ise daha pratik bir yöntemdir. Buradaki en önemli yüksek aromalı meyve cipsleri üretebilmektedir. The 7 olarak meyvelerin üretim sürecinde kullandığımız yöntemler ve jeotermal kurutma teknikleriyle taze ürün tadında meyve cipsleri üretebiliyoruz. Meyve kurular ıarasındaki en popüler ürünümüz tabi ki ödüllü mandalina cipslerimiz.

The 7 Zeytinyağları, yabani zeytin yani bütün zeytin ağaçların atası kabul edilen 70, 80 yaşlarında delice ağaçlardan elde ettiğimiz zeytinyağlarıdır. Şüphesizdir ki lezzetli bir yemeğin en önemli noktası kaliteli bir yağdır. Soğuk sıkım ile elde ettiğimiz erken hasat ve naturel sızma zeytinyağları Horeca kanalında yüksek talep görüyor.

The 7 Karakılçık Unu, Seferihisar’ın Coğrafi İşaret Belgeli ürünlerinden biri olan yerel-atalık buğdayıdır. İçerdiği zengin lif, protein kaynağı açısından zengin olması ve düşük glutenli yapısından dolayı sağlıklı-fit ürün ve lezzetlerde kullanılmaktadır. İstanbul’daki birçok vegan restaurant noktasıyla çalışmaktayız.

Ürün portföyünüzü incelediğimizde mandalina cipsi, mandalina kurusu gibi ürünlerin var olduğunu görüyoruz. Müşterilerinize yeni tatlar sunmayı düşünüyor musunuz?

Ürünlerimizin ana oyuncusu, mandalina cipsi. Eşsiz tadıyla birçok tatla uyum sağlıyor. Belçika çikolatasına bandırılan çikolatalı mandalina cipsi en trend ürünümüz. Yeni ürün listesi oldukça fazla. Yakında meyve unları, pestillerin haberini vereceğiz.

Bir kadın girişimci olarak markanız ve siz birçok ödüle layık görüldünüz. HM Gazete okuyucuları için bu başarılarınızı kısaca değerlendirebilir misiniz?

Çok klasiktir ama her zaman doğrudur. “Sevdiğin işi yaparsan çalışmış sayılmazsın”. Çalışma hissiyatın olmadığı için sürekli üretmeye devam edersin. The 7 için tüm kalbimle ve tutkumla çalışıyorum. Üretimden pazarlamaya en küçük detaydan en büyüğüne kadar titizlikle, kalite odaklı çalışma prensibiyle herkes için sağlık mottosuyla ilerliyoruz. Haliyle ortaya güzel sonuçlar çıkıyor. Müşterilerimiz güvenle ürünlerimizi tercih ediyor ve beğeniyor.

Genç bir girişimci olarak sizi örnek almak isteyen ve sürdürülebilir tarımı benimseyen genç girişimlere ne gibi tavsiyeler verirsiniz?

İklim yapısının değişmesiyle gıda ve gıdanın üretimi çok daha kıymetli bir hale geldi. Önümüzdeki günlerde tarımı çok daha konuşuyor olacağız. Tarlada uygulama yapmadan önce bir şirket inşa ediyormuş gibi düşünüp “Mevcut toprak ve iklim hangi ürüne elverişli? Ne üreteceğim? Nasıl ürünleştireceğim? Pazarlarım neler? Markamın hedef kitlesi kim?” şeklinde soruların cevaplanması yol haritasının oluşmasında büyük önem taşıyor. Bazen yol yorabilir bazen yıpratabilir. Sorunlara değil hayallere, ne istediğimize odaklanmamız gerekiyor. Kısacası genç girişimcilere tavsiyem, gerçekten istiyorlarsa ve yaptıkları şey kendilerini mutlu ediyorsa asla pes etmesinler.

www.the7.com.tr