Mutfak, Ekipmandan Fazlasıdır!

Mutfak, Ekipmandan Fazlasıdır!

Makpa Genel Müdürü M. Ali Sözmen ile geçen sayıda gerçekleştirdiğimiz röportajın devamı olarak; Türkiye’ye dünya çapında inovatif mutfak teknolojilerini kazandıran vizyonunu, sektörde öncü oldukları ekipmanları ve 2026 sonrası endüstriyel mutfak trendlerini konuştuk.

Makpa, ABD ve Avrupa markalarının Türkiye temsilciliğini yapıyor ve yüksek teknoloji ekipmanları sektöre getiriyor. Bugüne kadar getirdiğiniz markalar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Makpa olarak kuruluşumuzdan bu yana temel hedefimiz, dünyada kendi alanında referans kabul edilen ABD ve Avrupa menşeli markaları Türkiye’ye kazandırmak oldu. Horeca sektörü çok dinamik ve hata toleransı düşük bir sektör. Horeca sektörünü ileri taşıyan teknolojiler Türkiye’de de erişilebilir olmalıydı. Bu yüzden ABD ve Avrupa’da kendi alanında fark yaratan inovasyonu gerçekten sahaya yansıtan markaların temsilciliğini üstlendik. Getirdiğimiz her markada aynı kriteri aradık; işletmelere sadece ekipman değil, uzun vadeli bir değer katıyor mu? Biz teknolojiye vitrin ürünü olarak değil, işin mutfağını dönüştüren bir güç olarak bakıyoruz. Sonuçta Horeca sektörü insan odaklı bir sektör. Bizim işimiz de insanların işini kolaylaştırmak. Doğru teknolojiyle profesyonellerin zaman kazanmasını, maliyetlerini kontrol etmesini ve misafirlerine daha iyi bir deneyim sunmasını sağlıyoruz.


Bu misyona hizmet ettiğimize dair sektör adına önemli olmasının yanı sıra bizim için de gurur kaynağı olan örneklendirmeler yapacak olursam; bugün mutfak sektöründe yaygın olarak kullanılan bir çok ekipmanın Türkiye’ye kazandırılamasında öncü olduk ve sektörde pek çok ilki hayata geçirdik. Espresso kahve makinelerini Türkiye’ye ilk getiren kişilerden biri oldum ve yaklaşık 35-40 yıldır kahve makineleri konusunda sektöre aktif olarak destek vermeye devam ediyorum bu tarz çok örnek verebilirim bunlardan biri de Rational fırınlarını Türkiye’ye ilk getiren firmalardan biri olmamız. Bugün baktığınızda Rational, özellikle icombi serisiyle sektörde ciddi bir karşılık bulmuş durumda. Bunların harici de isim vermeden söyleyebilirim ki bunun gibi bir çok markayı, sektöre değer katsın ve örnek olsun diye Türkiye’ye getirdik. Şu an bu markaların her biri kendi alanında ciddi bir yer edinmiş durumda. Bu da yeniden belirtmek isterim ki bizim için ayrı bir mutluluk ve gurur. Yaptığımız işlerden ve marka değerimizden de belli olduğu üzere kalite benim için her zaman önceliktir. Bu yüzden her zaman üst segment ekipmanları tercih ederim. İnanmadığım, bana mantıklı gelmeyen ya da içime sinmeyen hiçbir işin içinde yer almam ve projelere dahil olmam. Sonuç olarak, temsil ettiğimiz markalar sayesinde Horeca profesyonelleri hem operasyonel risklerini azaltıyor hem de misafir deneyimini ve karlılığını aynı anda yükseltebiliyor. Bizde bu dönüşümün güvenilir bir parçası olmaktan kıvanç duymaya devam ediyoruz.


Önümüzdeki dönemde endüstriyel mutfak sektöründe neler değişecek? Makpa olarak 2026 yılı ve sonrası için planladığınız yenilikler ve yatırımlar nelerdir?

Bu soru, endüstriyel mutfak ve yiyecek-içecek sektörünün bugününü ve yarınını doğru okuyabilmek açısından son derece kıymetli. Sektör, zamanın hızına paralel olarak sürekli gelişen ve dönüşen bir yapı içinde ilerliyor. Artık sadece var olmak yeterli değil; güçlü bir marka duruşu sergilemek, doğru yatırımlarla geleceği bugünden planlamak gerekiyor. İnovasyon, günümüzde yalnızca bir tercih değil; rekabetin ve sürdürülebilir büyümenin temel yapı taşlarından biri haline geldi. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında; nüfus artışı, değişen tüketim alışkanlıkları ve turizm sektöründeki büyüme, yiyecek-içecek ve endüstriyel mutfak alanını doğrudan etkiliyor. Michelin yıldızının ve Michelin Guide’ın Türkiye’de uygulanmaya başlanması sektöre bambaşka bir boyut kazandırdı. Bu gelişme kaliteyi yükseltti, rekabeti artırdı ve sektörde pozitif bir yarış ortamı yarattı. Önümüzdeki dönemde endüstriyel mutfak sektörü üç ana eksende dönüşmeye devam edecek: dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik. Akıllı ve internete bağlı ekipmanlar sayesinde mutfaklar artık uzaktan izlenebilen, enerji ve performans verileri anlık analiz edilebilen yapılara dönüşüyor. Bu dönüşüm hem işletme maliyetlerini düşürüyor hem de arıza ve bakım süreçlerini öngörülebilir hale getiriyor. Daha az enerji tüketen, gıda israfını azaltan, uzun ömürlü ve çevre dostu malzemelerle üretilmiş ürünlere olan talep hızla artıyor. Bununla birlikte tamamen teslimat odaklı iş modelleri de hızlı bir büyüme gösteriyor. Bu iş modellerinin artışı, daha kompakt, modüler ve çok amaçlı mutfak tasarımlarını beraberinde getiriyor. Biz de bu dönüşümü erken aşamada öngörerek enerji verimliliği ve modülerlik odaklı ürün gruplarında çalışmalarımıza başladık. Teknolojilerimizi ve ürünlerimizi birebir deneyimleme imkânı sunan show mutfakları hayata geçirerek, yenilikçi yaklaşımımızı somut projelerle destekledik. Bu dönüşümün doğal bir sonucu olarak sektör daha akıllı, daha çevreci ve daha esnek bir yapıya doğru ilerliyor. Benim bakış açıma göre, piyasa yükseldikçe sadece oyunun içinde kalmak yeterli değil; oyunu kuran tarafta olmak gerekiyor. Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz.


Makpa olarak 2026 ve sonrasında odağımız; piyasaya yön veren tarafta kalmak ve sektörü daha ileri seviyelere taşımaktır. Bu doğrultuda teknoloji yatırımlarımızı artırmayı, operasyonel verimlilik sağlayan çözümlere daha fazla odaklanmayı ve sürdürülebilirliği merkezli projeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bunlara ilaveten yerli üretici firmalarla işbirliği yapmak, ürün geliştirmek gibi konularda yerli üretime de destek olmak hedefimizdir.

www.makpa.com.tr