Duru’dan Horeca Mutfaklarına Özel Ürünler

Duru’dan Horeca Mutfaklarına Özel Ürünler

Duru Bulgur Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru ile geçtiğimiz sayıda başladığımız sohbetin devamında; bulgurun profesyonel mutfaklardaki yükselen rolünü, sağlıklı yaşam ve sürdürülebilirlik trendlerinin gastronomiye etkisini, ayrıca Duru’nun global pazarlardaki büyüme vizyonunu konuştuk. Horeca kanalını stratejik bir büyüme alanı olarak değerlendiren Duru, yerel ürünlerin modern mutfaklardaki değerine ve Türk bulgurunun dünyadaki yükselişine dikkat çekiyor.

Sağlıklı yaşam trendinin yükselmesiyle birlikte bakliyat ürünleri, özellikle bulgur, gastronomide yoğun bir ilgi görüyor. Sizce bakliyat ürünleri profesyonel mutfaklarda nasıl bir yere sahip ve nereye doğru evriliyor?

Bağışıklık sistemini destekleyen ve çevre dostu beslenmeye katkı sağlayan bakliyatlar, günümüzde sağlıklı ve uzun yaşamın temel besinleri arasında gösteriliyor. Son yıllarda popülerliği artan Longevity Diyeti de bitki bazlı protein yaklaşımını destekleyerek bakliyatları günlük beslenmenin önemli bir parçası olarak öne çıkarıyor. Besin değeri yüksek ve çok yönlü kullanım imkânı sunan bakliyatlar, dengeli ve sürdürülebilir beslenme trendinin etkisiyle profesyonel mutfaklarda gide rek daha fazla yer buluyor.

Sağlıklı yaşam, bitki bazlı beslenme ve sürdürülebilirlik trendleriyle birlikte bakliyat, özellikle bulgur, bugün profesyonel mutfaklarda menünün merkezinde yer alıyor. Yüksek lif ve bitkisel protein içeriği, düşük yağ oranı ve uzun süre tokluk sağlaması sayesinde bulgur ve diğer bakliyatlar; wellness menüleri, fit tabaklar, vegan–vejetaryen seçenekler ve “light lunch” kategorilerinin temel ürünlerinden biri haline geliyor.

Profesyonel mutfaklarda bakliyat ve özellikle bulgur; sıcak ana yemeklerden soğuk tabaklara, bowl ve salatalardan mezelere, stuffing (dolgu) ve garnitürlere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor. Bu çeşitlilik, şeflere aynı hammaddeden farklı konseptlerde birçok tabak üretme imkânı sağlıyor. Ayrıca kolay porsiyonlanması, düşük pişirme kaybı ve servis öncesi beklemeye dayanıklı yapısı sayesinde yüksek hacimli mutfaklarda operasyonel açıdan güvenilir bir ürün olarak değerlendiriliyor.

Artan gıda maliyetleri de profesyonel mutfakları besleyici, maliyeti daha öngörülebilir ve tabak verimi yüksek ürünlere yönlendiriyor. Bulgur bu noktada pirinç ve bazı ithal tahıllara kıyasla daha stabil bir maliyet yapısı sunması dolayısıyla özellikle catering ve otel mutfaklarında stratejik bir hammadde olarak öne çıkıyor.

Horeca tarafında ise, “Bu ürün nereden geliyor?” ve “Hangi çiftçiyle, hangi bölgeyle bağlantılı?” soruları soruluyor. Bu nedenle yerli tohum, sözleşmeli üretim ve üniversite iş birlikleriyle geliştirilen tarım projeleri menü iletişiminde önemli bir değer yaratıyor. Hikâyesi güçlü yerel ürünler, modern gastronomide de daha fazla prestij kazanıyor. Bu noktada ata tohumu Ahmet Buğdayı gibi yerli üretim projeleri, şeflerin menü anlatısını güçlendiren önemli bir arka plan sunuyor.

Modern Anadolu mutfağının yükselişiyle birlikte yerel ürünlerin çağdaş yorumlarla yeniden ele alındığı bir dönem yaşanıyor. Bu çerçevede bulgur, fine dining mutfaklarında da yeniden keşfedilen ürünlerden biri olarak dikkat çekiyor. Farklı tane boyutları, kavurma teknikleri, fermente soslar ve aromatik yağlarla birlikte kullanıldığında klasik algının ötesine geçen yaratıcı tabakların temel bileşenlerinden biri haline geliyor.

Özetle; bakliyat ve özellikle bulgur, sağlıklı yaşam trendleri, sürdürülebilirlik hedefleri ve maliyet avantajı sayesinde profesyonel mutfaklarda artık daha stratejik bir rol üstleniyor. Gelecekte bulgurun “yanında servis edilen” bir ürün olmanın ötesinde menünün hikâyesini taşıyan ana bileşenlerden olması bekleniyor.

Duru Gıda bugün 58’den fazla ülkeye ürünlerini ulaştırıyor ve ‘Made in Türkiye’ imajını güçlendiriyor. Bu anlamda önümüzdeki yıllarda uluslararası pazarlardaki hedefleriniz nelerdir? Horeca kanalıyla global görünürlüğünüzü artırmayı hedefliyor musunuz?

Bugün 7 tesisiyle toplamda yıllık 200.000 tona yaklaşan üretim kapasitesine sahip olan Duru, 542 çalışanı ve 94 çeşit ürünüyle hem Türkiye’de hem de dünyada milyonlarca sofraya ulaşmaktadır. Türkiye çapında 20.000 noktada, Avrupa’da 5.000 üzerinde etnik noktaya ulaşılmaktadır. Avrupa bulgur pazarındaki %25’lik payı ile de sektörün en güçlü oyuncuları arasındadır. Tüm Avrupa Birliği ülkelerine, Amerika, İngiltere, Avustralya, Kanada, Japonya gibi 58 farklı ülkeye kendi markasıyla ihracat yapmaktadır, 132 ülkede tescilli markası bulunmaktadır.

Uluslararası pazarlarda öncelikli hedefimiz, mevcut güçlü konumumuzu daha da pekiştirirken katma değerli ürünlerimizle büyümeyi sürdürmek. Özellikle hazır bulgur pilavı çeşitlerimizi farklı ülkelerde, farklı tüketim alışkanlıklarına sahip kitlelerle buluşturmak için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu kapsamda hedef pazarlarda fuar katılımlarımızı artırıyor, kapsamlı pazar araştırmaları yapıyor, B2B görüşmeler gerçekleştiriyor ve tadım aktiviteleri düzenliyoruz. Aynı zamanda yeni distribütör ve bayi yapılanmalarımızla erişim ağımızı genişletmeye devam ediyoruz. Amacımız, bulguru sadece geleneksel bir ürün olarak değil, pratik, sağlıklı ve global mutfaklara uyum sağlayabilen modern bir gıda alternatifi olarak konumlandırmak.

Horeca kanalı ise global büyüme stratejimizin önemli bir ayağını oluşturuyor. Otel, restoran ve catering segmenti; ürünlerimizin daha geniş kitlelere hızlı ve etkili şekilde ulaşmasını sağlayan güçlü bir mecradır. Tüketiciler farklı coğrafyalarda yeni lezzetleri çoğu zaman restoran deneyimleri aracılığıyla keşfediyor. Bu nedenle Horeca iş birliklerini artırarak, şefler ve profesyonel mutfaklarla daha yakın çalışmayı hedefliyoruz. Gıda sektörü, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen dinamik yapısını koruyor ve büyüme potansiyelini sürdürüyor. Biz de Duru olarak, her koşulda tüketicilere en doğal, en kaliteli ve en lezzetli ürünleri sunma vizyonumuz doğrultusunda, uluslararası pazarlarda sürdürülebilir ve güçlü bir büyüme hedefliyoruz.

https://durubulgur.com