Kozan’dan Dünyaya Uzanan Bir Bal Hikâyesi

Kozan’dan Dünyaya Uzanan Bir Bal Hikâyesi

1979 yılında Kozan’da başlayan ve bugün ikinci kuşak yönetiminde devam eden Anavarza Bal’ın marka yolculuğunu, Horeca kanalındaki ürünlerini ve arıcılık alanındaki çalışmalarını konuştuk. Anavarza Bal’ın ikinci kuşak yönetim temsilcisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda; markanın geleneksel üretim mirasından inovatif ürünlerine, “Dünyanın En Büyük Arı Oteli” projesinden “Arılara Yer Aç” çalışmasına ve 2026’nın ikinci yarısına yönelik ihracat hedeflerine uzanan gelişim sürecini değerlendirdik.

Anavarza Bal’ın Kozan’da başlayan yolculuğunu ve sizin Anavarza Bal’daki görevinizi Horeca Mailing Gazete okuyucuları için anlatır mısınız?

Anavarza Bal’ın hikayesi, 1979 yılında Adana’nın Kozan ilçesinde Sezen Gıda’nın kurulmasıyla başlayan ve bugün ikinci kuşağın yönetiminde devam eden bir aile şirketi hikayesi. 1995 yılında Anavarza Bal markasını hayata geçirerek, yıllardır içinde olduğumuz bal sektöründe kendi markamızla büyümeye başladık. Markamıza da bölgemizin önemli tarihi miraslarından biri olan Anavarza Antik Kenti’nin adını verdik.

Kozan bizim için yalnızca tesisimizin bulunduğu yer değil; markamızın kültürünün ve hikayemizin başladığı yer. Bugün bu köklü birikimi modern teknolojiler, güçlü tesis altyapısı ve inovasyonla birleştirerek Anavarza Bal’ı geliştirmeye devam ediyoruz.

Benim görevim ise bu mirası geleceğe taşımak. İkinci kuşak yönetici olarak geçmişten gelen tecrübeyi korurken markanın değişen tüketici ihtiyaçlarına ve global pazarlara uyum sağlamasına odaklanıyorum. İnovasyon, sürdürülebilirlik, ihracat ve markalaşma bu yolculuğun önemli başlıkları.

Anavarza Bal

Ürünlerinizden ve Horeca sektöründe en çok tercih edilen ürünlerinizden bahsedebilir misiniz?

Anavarza Bal olarak farklı tüketim alışkanlıklarına ve kullanım alanlarına hitap eden geniş bir ürün portföyüne sahibiz. Süzme çiçek ve çam ballarımızın yanı sıra Keven & Kekik ve Narenciye gibi gurme ballarımız, krem bal ve toz bal gibi yenilikçi ürünlerimiz bulunuyor.

Horeca tarafında çiçek ve çam balımız özellikle kahvaltı servislerinde öne çıkarken, Keven & Kekik gibi karakteri güçlü ballar premium ve gurme sunumlarda tercih ediliyor. Krem balımız kolay sürülebilen yapısıyla kahvaltı ve açık büfe sunumlarında kullanım kolaylığı sağlıyor. Toz balımız ise pastacılık, fırıncılık, içecekler ve farklı reçetelerde kullanılabilmesiyle mutfak profesyonellerine farklı bir kullanım alanı sunuyor.

Tüm ürünlerimizde temel önceliğimiz ise kalite standardı. Ballarımızı fiziksel ve kimyasal analizlerin yanı sıra duyusal analizlerden de geçiriyoruz.

Dünyanın En Büyük Arı Oteli projesinin ortaya çıkış hikayesini ve önemini anlatır mısınız?

Dünyanın En Büyük Arı Oteli projesini tasarlarken çıkış noktamız bir rekor kırmak değil, arıların ve özellikle yaban arılarının giderek azalan yaşam alanlarına dikkat çekmekti.

“Yaşasın Arılar” çatısı altında, farkındalığın ötesine geçerek arılara gerçek ve kalıcı bir yaşam alanı sunmak istedik. Bu fikir Adana Kozan’daki tesisimizde dünyanın en büyük arı oteline dönüştü. 9 Haziran 2026’da Guinness Dünya Rekorları tarafından tescillenen yapı, özellikle koloni halinde yaşamayan yaban arıları için yuvalama, barınma ve kışlama alanları sunuyor.

Bu proje bizim için yalnızca arıları değil, biyolojik çeşitliliği ve gıda sisteminin geleceğini de korumak anlamına geliyor. Rekor büyük bir gurur kaynağı; ancak bizim için asıl değer, bu alanın arılara yaşam sunması.

Mini arı otelleriyle gerçekleştirdiğiniz “Arılara Yer Aç” çalışmasından bahsedebilir misiniz?

Dünyanın En Büyük Arı Oteli ile verdiğimiz mesajın yalnızca Kozan’da kalmasını istemedik. Bu nedenle “Arılara Yer Aç” çağrısıyla mini arı otellerini insanlarla buluşturduk.

Amacımız insanlara “Ben de arılar için bir şey yapabilirim” diyebilecekleri küçük ama somut bir adım sunmaktı. İnsanların bu otelleri kendi yaşam alanlarına yerleştirmesi ve deneyimlerini paylaşması, projenin marka iletişiminden çıkarak bir farkındalık hareketine dönüşmesini sağladı. Bu geri dönüşler bize, doğru bir araç ve katılım fırsatı sunulduğunda farkındalığın davranışa dönüşebildiğini gösterdi.

İhracat tarafında ne gibi çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz? 2026’nın ikinci yarısında Anavarza Bal’ın hedefleri neler?

Türkiye, bal üretimi açısından çok güçlü bir doğal potansiyele sahip. Bizim hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil, “Türk balı” algısını kalite, güvenilirlik ve marka değeri üzerinden güçlendirmek.

Bu doğrultuda uluslararası pazarlardaki marka bilinirliğimizi artırmaya, doğru iş ortaklıkları geliştirmeye ve ürün portföyümüzü global tüketici beklentileriyle buluşturmaya odaklanıyoruz. 2026’nın ikinci yarısında ihracat pazarlarımızı büyütmenin yanı sıra inovatif ürünlerimizi geliştirmek, Horeca kanalındaki varlığımızı güçlendirmek ve dijital ticarette büyümek önceliklerimiz arasında.

Guinness Dünya Rekoru da bu yolculuğun önemli bir kilometre taşı oldu. Şimdi bu görünürlüğü, Anavarza Bal’ın ve Türkiye’nin bitki zenginliğinin uluslararası bilinirliğini artıracak şekilde değerlendirmek istiyoruz.

www.anavarzabal.com

…